2026 yılında Claude'ın yapamayacağı şey neredeyse kalmadı. Yazı yazıyor, kod okuyor, düzenliyor, toparlıyor, fikir geliştiriyor, ürün dili kuruyor, research partner gibi davranıyor; bazen de tek başına küçük bir ekip gibi çalışıyor. Özellikle GUI tarafında öyle bir noktaya geldi ki, birçok insan için bilgisayarda ikinci bir çalışma katmanı gibi hissettirmeye başladı. Ama tam da bu güç, başka bir problemi daha görünür hale getirdi: yoğun kullanımda token ve kredi tüketimi artık can sıkıcı bir ayrıntı olmaktan çıkıp doğrudan workflow problemine dönüşüyor.

Bir süre boyunca benim asıl sorum hangi modelin daha zeki göründüğüydü. Son dönemde ise daha çok şuna bakıyorum: hangisi beni daha az durduruyor? Claude hâlâ uzun bağlamla çalışma, yeniden yazma, fikirleri toparlama, ürün dili çıkarma ve dağınık notları daha net hale getirme tarafında çok güçlü. O tarafta gerçekten premium hissettiriyor.

Problem, bu premium deneyim çok kalabalık bir iş gününe çarptığında başlıyor. Aynı anda kişisel site, blog taslakları, repo düzenlemeleri, deploy işleri, otomasyon fikirleri, research note'lar ve birkaç yan proje yürütüyorsanız, kullanım konusu artık soyut bir fiyatlandırma detayı olmaktan çıkıyor. Doğrudan operasyonel sürtünmeye dönüşüyor.

Token problemi benim için tam burada gerçek hale geliyor. Sistem davranışı, gizli context yükü ve tool scaffolding tarafı daha görünür oldukça, asıl tüketimin sadece benim yazdığım metin olmadığını daha net hissetmeye başladım. Elbette bunun etrafından dolaşmanın yolları var. Context küçültmek, görevleri bölmek, gereksiz dosya yüklememek, işi daha küçük session'lara yaymak mümkün. Muhtemelen bunun için ayrıca bir blog yazacağım.

Ama benim gibi aynı anda on farklı projeyle uğraşıyorsanız, optimizasyon bir noktaya kadar yetiyor. Ondan sonra soru çok basit hale geliyor: bu araç bütün gün limitleri düşündürmeden benim tempoma gerçekten ayak uydurabiliyor mu? Benim için bu sorunun cevabı zamanla daha az rahatlatıcı olmaya başladı.

Bu yüzden Nisan 2026 itibarıyla günlük üretim işlerinin daha büyük bir kısmını Codex'e kaydırmaya başladım. Orada hoşuma giden şey sadece model kalitesi değil. Terminal akışı, patch mantığı, dosya farkındalığı, görev devamlılığı ve daha uzun süreli execution hissi bana daha doğal geliyor. Yardım istemekten çok işi gerçekten ilerletiyormuşum gibi hissettiriyor.

Benchmark'lara hâlâ bakıyorum ama artık sadece ekran görüntülerine inanmıyorum. Benim gerçek benchmark'ım kendi günüm. Siteyi güncelleyebiliyor muyum, içeriği revize edebiliyor muyum, repo temizleyebiliyor muyum, deploy'u bitirebiliyor muyum ve birkaç farklı işi aynı anda ritim kaybetmeden sürdürebiliyor muyum? Ben artık buna bakıyorum.

Şu anda otomasyon katmanının önemli bir kısmını da Codex'e bırakmış durumdayım. Bazı akışlarda n8n ile bağlı çalışıyor: tetikleme ve orchestration tarafında n8n, yazım, execution ve üretim tarafında Codex devreye giriyor. Bu kombinasyon bana iyi pazarlanmış bir chat penceresinden çok daha fazla, gerçekten çalışan küçük bir production stack gibi geliyor.

Yani benim şu anki pozisyonum net: Claude hâlâ çok güçlü ve GUI deneyiminin piyasadaki en iyi örneklerden biri olduğunu düşünüyorum. Ama yüksek tempo, çoklu proje ve sürekli açık üretim tarafında ben Nisan 2026'dan beri Codex ile daha rahatım. Peki sen ne kullanıyorsun?